Teknolojinin gelişimiyle birlikte insan hayatında çeşitli değişim ve dönüşümler gerçekleşmiştir. Özellikle internetin hayatımıza girmesiyle bilgiye ulaşmak hızlanmış ve oldukça kolaylaşmıştır. Aynı şekilde iletişim biçimleri de değişmiş, eskiye nazaran çok daha hızlı hâle gelmiştir. Bu değişim iletişime yepyeni bir form kazandırmıştır.
Teknolojinin getirdiği yeniliklerin insan hayatındaki en belirgin yansımalarından biri sosyal medyadır. Sosyal medya; kültürel, ekonomik, siyasi ve psikolojik açıdan insan yaşamını derinden etkilemektedir. Özellikle dünyayı keşfetmeye çalışan çocuklar üzerinde bu etkiler çok daha belirgindir. Çocuklar, sahip oldukları yüksek merak duygusu nedeniyle sosyal medyaya büyük bir ilgi duymaktadır.
Sosyal medya kullanımının hem olumlu hem de olumsuz yönleri vardır. Aşırı kullanım, çocukların düşünme gücünü zayıflatabilir, onları sosyal yaşamdan uzaklaştırabilir ve pratik düşünme, sanatsal faaliyetler, hayal kurma gibi yetilerini köreltebilir. Gerçek hayattan koparak sanal dünyaya dalan çocuk, yaşamının birçok alanındaki becerilerini kaybedebilir. Bu durum ise yalnızlaşmayı ve psikolojik zayıflamayı beraberinde getirir.
Sosyal medya kullanımı, çocuğun zaman yönetimini de olumsuz etkiler. Oyunlar, akımlar, ilgi çekici videolar gibi içerikler çocukları sosyal medyaya çekerek ders çalışma, aileyle vakit geçirme gibi sorumluluklarını aksatmalarına neden olur. Bu durum, çocuğun benlik algısının sağlıklı bir şekilde oluşmasını engelleyebilir; özgüven ve özsaygısının zayıflamasına yol açabilir.
Aşırı sosyal medya kullanımı; stres, kaygı bozuklukları, depresyon, saldırganlık, okul başarısında düşüş, bağımlılık, antisosyal davranışlar, şiddete duyarsızlaşma gibi pek çok psikolojik soruna yol açabilir. Ayrıca fazla ekrana maruz kalmak; görme bozuklukları, baş ağrısı, uyku problemleri, bel-boyun ağrıları gibi fiziksel rahatsızlıkları da beraberinde getirir.
Sosyal medya, çoğu zaman gerçek hayatın sadece “güzel” yönlerini göstererek insanlarda beğenilme arzusunu artırır. Bu da özgüven düşüklüğüne ve mahremiyet sorunlarına neden olabilir. Ayrıca yanlış bilgilerin hızla yayılması, toplumsal değerlerin zayıflamasına yol açmaktadır.
Tüm bu olumsuzluklara karşın, sosyal medyanın bilinçli ve kontrollü kullanımı çocuklar için faydalı olabilir. Doğru yönlendirilen çocuk, sosyal medya aracılığıyla güvenilir bilgiye ulaşabilir, yeni kültürler tanıyabilir ve farklı bakış açıları geliştirebilir. Eğitim içerikli videolar, belgeseller ve sanatsal paylaşımlar çocukların merakını canlı tutar, yaratıcılıklarını artırır.
Sonuç olarak, sosyal medya çocuklar üzerinde hem olumlu hem de olumsuz etkilere sahiptir. Olumsuz yönlerden korunmak, özellikle ebeveynlerin bilinçli yaklaşımıyla mümkündür. Sosyal medyayı tamamen yasaklamak yerine, kullanım süresine ve içeriklere sınır koymak, çocukların dijital okuryazarlığını geliştirmek çok daha doğru olacaktır. Böylelikle çocuklar sosyal medyayı bilinçli, güvenli ve verimli bir şekilde kullanmayı öğrenebilirler.
OKUL REHBER ÖĞRETMENİ – ALİYE NACAR
